
Servet TÖZ
AK Parti Büyük Kongresi ve hizmetin getirdiği izzet
Türkiye, siyasi sahnesinde yeni bir döneme daha adım atarken, AK Parti 8. Olağan Büyük Kongresi de tamamlandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bir kez daha genel başkan seçildi ve yeni dönemin yol haritasını belirledi. Erdoğan, her zamanki gibi vurguladığı gibi, siyasetin özünün halkla bağ kurmak ve hizmet etmek olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.
Kongrede, 75 kişiden oluşan yeni Genel Merkez yönetimi belirlenirken, Erdoğan’ın şu sözleri dikkat çekti:
"Yola ilk çıkıldığı gün nasıl bir heyecan varsa, aynı heyecan ve kararlılıkla çalışmak elzemdir. Çünkü unutulmamalıdır ki, hizmet eden izzet bulur."
Bu sözler, siyasette kalıcı olmanın ve halkın teveccühünü kazanmanın formülünü net bir şekilde ortaya koyuyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın MKYK üyeliğine ikinci kez seçtiği Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mehmet Umut Tuncer, bu anlayışın bir yansıması olarak ödüllendirilirken, siyasette yükselmenin yalnızca isimlerin ön plana çıkmasıyla değil, sahada verilen emekle mümkün olduğunu da hatırlatmış oldu.
Öte yandan, kongre sürecinde AK Parti Aydın Milletvekili Seda Sarıbaş’ın, Sosyal Politikalardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı olacağına dair söylentiler gündeme gelse de bu gerçekleşmedi. Sarıbaş, siyasi çalışmalarıyla değil, daha çok “Türkiye güzeli” unvanı ve Aydın ziyaretinde Erdoğan’ın elini öperek 200 lira harçlık alması gibi olaylarla anıldı. Bu nedenle siyasi arenada daha fazla tecrübe kazanması gerektiğini düşünüyorum. Tam da böyle durumlar için söylenen "40 fırın ekmek yemesi lazım" tabiri, adeta onun için söylenmiş gibi duruyor.
SİYASETTE REHAVETİN BEDELİ
Erdoğan’ın vurguladığı en önemli noktalardan biri de, siyasette rehavete kapılmanın kabul edilemez olduğuydu. Çünkü siyaset, sadece seçim kazanmakla değil, gönüllere girebilmekle anlam kazanır. 22 yıldır iktidarda kalabilmenin temelinde, insanlarla kurulan samimi ilişkiler ve birebir temas yatıyor. Türkiye’yi büyük bir değişim sürecine sokan bu anlayış, vatandaşların güvenini kazanmaya devam ettikçe, siyasi istikrar da kaçınılmaz oluyor.
Siyasette yer almak isteyen herkesin, yalnızca makam veya unvan peşinde değil, gerçek anlamda bir hizmet anlayışına sahip olması gerektiği açıkça görülüyor. Çünkü siyaset, koltuklarla değil, halkın gönlündeki yerle kazanılır.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye Yüzyılı vizyonuyla ilerleyen süreç, sadece mevcut başarıların değil, geleceğe yönelik hedeflerin de bir göstergesi. Kapı kapı dolaşarak, birebir temas kurarak, halkın taleplerini dinleyerek siyaset yapmak, başarılı olmanın en önemli anahtarı…
Bu noktada AK Parti’de siyaset yapan herkesin kendine sorması gereken soru şudur:
Gerçekten hizmet etmek için mi buradayız, yoksa sadece bir makam için mi?
İşte bu soruya verilen samimi cevap, siyasette iz bırakıp bırakmamayı belirleyecek en önemli faktördür.
Selam ve saygıyla…

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.