
Mehmet EROĞLU
Önemli bir hikaye
Bir dosttan geldi, ben de siz dostlara gönderiyorum
SÂHİ SİZ, "O" MUSUNUZ?
Eski tarihlerde bir kurumda eğitim gören çok samimi üç arkadaşın mezun olduktan sonra birbirlerinden ayrılmaları çok zor olmuş. Yedikleri ve içtikleri ayrı gitmeyen bu üç samimi arkadaş;
Nerede, hangi işte ve hangi görevde olurlarsa olsunlar, birbirleri ile
-İrtibatı asla kesmeyeceklerine,
-Doğru Yoldan,
-Adalet ve Hakkaniyetten ayrılmayacaklarına,
Vatana hizmet dâvasından hiçbir zaman geri kalmayacaklarına" dair söz vermişler.
Aradan yıllar geçmiş birbirleri ile ilişki kuramamışlar. Çünkü o dönemde iletişim araçları sınırlı imiş.
Bunu bilen arkadaşlar zaman hepimizi yıpratır, yaşlanırız, şeklimiz şemâlimiz değişir, ileride karşılaştığımızda birbirilerimizi tanımakta zorluk çekebiliriz onun için aramızda bir şifre belirleyelim oradan birbirimizi tanırız diye şifre belirlemeyerek vedalaşmışlar.
Çok kısa ve hatırda kalıcı bir şifre...
“BEN O' YUM !”...
Aradan uzun yıllar geçmiş, bizim üç idealist dava arkadaşının her biri bir köşeye savrulmuş:
- Biri öğretmen
- Diğeri sayılı bir tüccar,
- Bir diğeri de vali olmuş.
Tüccar olan şehir şehir dolaşırken, bir gün bir şehirde arkadaşının o şehrin valisi olduğunu öğrenmiş.
Hemen kadim dostu ve dâva arkadaşını ziyaret ve tebrik etmek istemiş.
Valiliğe gelip görüşmek istemiş fakat güvenlik ve bürokrasi çarkını aşmak kolay olmamış.
Görevlilere kendini tanıtıp, vali beyle okul arkadaşı olduğunu, yıllar öncesinden tanıştıklarını, anlatmışsa da fayda etmemiş.
Nice sonra bizim tüccarın aklına mezuniyet günündeki belirledikleri şifre gelmiş.
Derhal küçük bir kâğıt parçasına:
“BEN O’ YUM”
Diye yazmış ve görevliye uzatarak bunu, vali beye iletmesini istemiş...
Onun bu ricasını isteksizce yerine getiren görevli biraz sonra geri dönüp aynı kâğıdı tüccara uzatmış…
Bizimki şaşırmış… Ama asıl şaşkınlığı kâğıdın arkasını çevirince yaşamış.
Kâğıdın arkasında:
“SEN O' OLABİLİRSİN AMMA BEN O' DEĞİLİM!” yazıyormuş.
Bu kıssa, günümüz insanlarının bazılarını nede güzel anlatıyor...
Gerçek şu ki, nice arkadaşlar makamla, parayla, şöhretle tanışıp her imkâna sahip olunca, âdeta "Tanınmaz" hâle geliyorlar ve: "Ben O değilim" çizgisine savruluyorlar.
Çünkü bu kişiler, yüce ideallerle yola çıktıkları halde amaca ulaşmak için;
Yolda bulduklarını, yola çıktıklarına değişen ve amacına ulaşmak için her yolu mubah gören zayıf insanlardır...
“BEN O' DEGİLIM!
Diyenler dünyaya sultan olsa ne yazar?
Gerçek dostlarınızın çoğalması dileğiyle huzurlu günler...
Ben hâlâ "O'YUM"

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Dün.... bugün....yarın....
Yanıtla (0) (0)İnsanlar.... dostluklar....ve makamlar....
Elbette değişen şeyler var ...değişmeyenlerde...!
Makamlar gelir geçer....Ama insan ahlkak ve karekteri değişmemeli....
Değişirse de, olur tam bir düzenbaz fırıldak....Ahmet Keleşoglu'nun yazdığı Bilyeli Koltuk yazısı gibi olur....
Hayat dersi dolu, ibretlik bir yazı....
Tebrikler Kültür müdürüm.
Eline kalemine yüreğine sağlık.
O olabilmek çok önemli ancak O KALABİLMEK daha da önemli :O KALABİLMEK VATAN AŞKİ ( ATATÜRK )AŞKIDIR. Sevgi ve saygıyla selamlıyor yüreğine kalemine sağlık ve mutluluk dileklerimle teşekkürler.
Yanıtla (0) (0)Ben o yum ya sen kimsin
Yanıtla (0) (0)Yolda bulduklarını, yola çıktıklarına değişen ve amacına ulaşmak için her yolu mubah Görenlerin olduğu bir yer...
Yanıtla (0) (0)Kalemine sağlık üstadım...